Kısa bir cevap vermek gerekirse evet; doğru teşhis konulur, doğru ilaçlar verilirse ve hasta ilaçlarını doğru bir şekilde kullanırsa evet. başağrısı tedavi edilebilir.

Başağrısı neyin belirtisidir? önemli midir? yıllardır çekilen başağrısından kurtulmak için neler yapmalıyız? Migrenin tedavisi olmadığı söyleniyor doğru mudur? Ömür boyu her gün başağrısı çekecek miyim?

İsterseniz bu gibi soruların cevabını, soru-cevap şeklinde açıklayalım. Başağrısı kimlerde ve ne sıklılkla görülür?

Başağrısı dünyada en çok rastlanan şikayettir.Her 10 kişinin 8 inde ayda en az 1 veya 2 kez orta şiddette başağrısı görülür. Kadınlarda erkeklerden 1.5 kat fazla sıklıkta görülür. Her 10 ağrının 2-3 üçü çok önemli bir hastalık nedeniyle olabilir...

Fıtık; iç organların zayıf karın bölgesinden dışarı doğru taşmasıdır. Boyunu ve kesesi olan fıtıklar şişlik olarak belirginleşir. Göbek, kasık ve ameliyat yerlerinde hemen fark edilirler. Bir parmak giriş küçüklüğünden dev şişlikler kadar olanları vardır.

Doğumsal ve sonradan oluşabilirler.
Doğumdan sonra, göbek bağı yerinde olan fıtıklar, 6 ay – 2 sene arasında kendiliğinden kaybolabilirler. Ancak doktor takibi önemlidir. Toplumda fıtık görülme oranı %4-6’dır

Göbek Fıtığı (umbilical hernia): Orta yaşlı, kilolu, fazla doğum yapmış kadınlarda sık görülmesine rağmen, Kasık Fıtığı (İnguinal Hernia) her yaş erkeklerde daha fazla görülür. Ameliyatlardan sonra oluşan fıtıklar ise (İnsizyonal Hernia) ise; kişinin yapısı, ameliyat materyali, enfeksiyon gibi ...

Boyun ağrılarının en büyük nedenleri boyun fıtığı ve boyun kireçlenmeleridir. Boyun ağrılarının insan yaşamında %25 oranında görülme sıklığı vardır. Her yaşta görülebilen ve tedavi edilebilen hastalıklardır. Boyun bölgesinde 7 adet omur ve 6 adet omurlar arası disk bulunur. Diskler yarı eklem sayılırlar. Disklerin ortalarında jel kıvamında bir madde ve bu maddeyi çevreleyen yastıkçıklar bulunur.

Yaşın ilerlemesi ve travmaya maruz kalma durumlarında bu yastıkçıklar yıpranmaya başlar. Dıştaki tabaka gittikçe incelir. Ani yapılan ters bir hareket sonrasında yırtılır. İçteki jel kıvamındaki madde bu yırtıklardan dışarı doğru kayarak, omurilikten çıkan sinirlere baskı yapar böylece boyun, kol ağrısı, kolda uyuşma, karıncalanma, bazen de güçsüzlük hissedilir....

Rahim ağzı kanserinden korunmada en önemli nokta cinsel hayatın tek eşli olması ve cinsel yollarla bulaşabilen hastalıklardan korunmak için gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Gelecek nesillerin bu açıdan sağlıklı olabilmesi için ebeveynlerin ve halk sağlığı eğitimini verenlerin gençleri eğitmeleri gerekmektedir. Günümüzde AİDS’in bu yolla bulaştığı toplumun genelinde bilinen bir gerçektir ama buna rağmen prezervatif kullanma ve kullanımının güvenliği bu derecede bilinmemektedir. Aşağıdaki risk faktörleri varlığında mutlaka düzenli aralıklarla PAP Testi yaptırılmalıdır.

İlk cinsel ilk cinsel ilişkiye başlama yaşının erken olması.
Erkeğin çok sayıda seksüel partnerinin olması.
Kadının çok sayıda seksüel partnerinin olması.
Koitusa başlama yaşının erken olması...

1. Doğumdan sonra en ideal beslenme anne sütü ile beslenmedir. Bebek normal kilo alımını sürdürdükçe en azından ilk 4 ay anne sütü ile beslenmelidir.

2. Bu dönem içerisinde her hangi bir nedenle anne sütü alınamaması durumunda verilebilecek tek alternatif hazır mamalardır.

3. Bebeklerin ek gıdaya geçiş dönemi her bebek için ayrıcalıklar içermektedir. Bu nedenle önceden hazırlanmış hiçbir yazılı metin sizin bebeğiniz için aynen uygulanamaz. Bu yazıda bebeklerin ek gıdaya geçiş dönemleri ve bazı beslenme problemleri ile ilgili genel noktalara değinilmektedir. Sizin bebeğiniz için ideal beslenme önerileri için doktorunuzla ek bir görüşme yapmanız yararlı olacaktır.

4. Bebeklere 4-6 ay arası katı gıdaların başlanmasının amacı bebeğinizin yeni tatlara, pütüre ve yeni yeme bi

İnme beyni besleyen damarlardan birinin tıkanması veya kanaması sonucu ortaya çıkan hastalık tablosudur. Her iki durumda da beynin kan akımı bozulmaktadır. Tıkanan veya kanayan damarın beslediği beyin bölgesine oksijen ve gerekli besin maddeleri ulaşamaz. Sonuçta beynin bu bölgesinin vücut üzerindeki kontrolü ortadan kalkar. İnmeli hastada bu bölgelerden biri etkilenmiştir ve hastalığın bulguları etkilenen bölgeye göre değişiklik gösterir.

Beynin sol yarısı vücudun sağ tarafını, sağ yarısı ise vücudun sol tarafını kontrol eder. Konuşma merkezi insanların büyük bir kısmında beynin sol yarısında yerleşmiştir.

İnme dünyada en fazla ölüme yol açan ve en fazla sakat bırakan hastalıklar başındadır. Hastaya olduğu kadar, çevresine ve topluma maliyeti çok yüksek bir hastalıktı...

Diyabetik Retinopati (Şekere bağlı göz hastalığı) 1) Şeker hastalığı, göz içersinde retina denilen kısımdaki kan damarlarını etkilediğinde ortaya çıkan kanama veya buna benzer durumlara diyabetik retinopati denir.

—Yüksek kan şekeri seviyelerine bağlı olarak göz içi damarlarının zedelenmesi sonucu gelişen kanamalar körlükle sonuçlanır.
—Uzun Süreli Şeker hastalığı
—Yüksek kol tansiyonu
—İnsülin kullanımı
—Düşürülemeyen Kan şekeri düzeyi diyabet retinopati için yüksek risk faktörleridir.

2) Diyabetik Retinopatinin erken dönemlerde görmeyi etkileyen durum olmayabilir. Ancak görme seviyesinin azalması hastalığın ileri bir dönemde olduğunun işareti olabilir.
—Birkaç günden fazla görme bulanıklığı
—Örümcek ağı, kurum yağması , uçuşan gölgelerin...

Baş ağrıları tüm dünyada hekime başvurularda en sık dile getirilen yakınmayı oluşturuyor. Kadınların yüzde 5’i ve erkeklerin yüzde 2,8’i her yıl 180 gün ve üzerinde süreyi baş ağrılarıyla geçiriyor. Baş ağrılarının 300’den fazla farklı tipi var. Birçoğunun kökeni halen tam anlaşılmamış olmakla beraber genellikle iyi huylu özellik sergiliyor. Ancak bazen ciddi ve yaşamı tehdit eden nedenlerle ilişkili olabiliyor.

Baş ağrıları hemen tüm dünyada Uluslararası Baş ağrısı Birliğinin(IHS) belirlediği kriterlerle sınıflandırılıyor. Oldukça geniş kapsamlı olan bu sınıflamaya göre; primer ve sekonder olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor.

Primer (birincil) baş ağrıları:
Baş ağrısını açıklayacak herhangi bir sistemik ve/veya beyin hastalığı olmuyor. Bu grupta ...